Sizlerin de bildiği gibi internet artık evde, elde, cepte, okulda, işte yani kısacası her yerde. İsteyen istediği yerden bir şekilde internete bağlanabiliyor. Özetle Türkiye’de her gün milyonlarca insanın buluşma noktası aynı; internet. Sevilir ya da sevilmez tartışılabilir ama tartışılamayacak bir nokta var ki buda Türkiye’de markaların internet reklamcılığına gösterdikleri ilginin her geçen gün
artması. Keza araştırmalarda açıklanan reklam yatırımları da televizyon ve gazetenin ardından üçüncü büyük mecranın internet olduğunu söylüyor. Markaların internete gösterdikleri bu yoğun ilgiyi karşılamak için sektör profesyonelleri yeni reklam modelleri geliştirmek için sürekli çalışıyor. Özellikle internet reklamlarında en yüksek performansın elde edildiği video reklam modelleri en çok geliştirilen modeller arasında. İşte bu yazımızda sizlere yepyeni bir reklam modelinden bahsedeceğiz. Bu yeni modelin adı ise Inrool.
Ön bilgi olarak video reklam modelleri arasında “pre-roll” yani video öncesi reklamların en çok kullanılan reklam modeli olduğunu söylememizde fayda var. Öyle ki %90’a yakın bir pazar payına sahip. En son Youtube’un da Türkiye’de pre-roll reklamlarını başlatmasıyla kampanya yoğunluğuna göre hemen her platformda videoların önünde reklamlar görebiliyoruz. Bu durum da bize iki faklı bakış açısı getiriyor. Birincisi internet reklam yatırımlarının dolayısıyla da yayıncı gelirlerinin artması ve internet üzerinde nitelikli içeriğin artması. İkinci bakış açısı ise internet kullanıcılarının bu yoğun reklam bombardımanından rahatsız olması. Reklamın birinci amacının marka ve kullanıcılar arasında köprü kurmak olduğu düşünüldüğünde kullanıcının rahatsız edilmesi son derece önemli bir nokta olarak dikkat çekiyor. Bu durumu açıklamak için dünyada önde gelen ki markanın araştırmalarına bakmamız faydalı olacaktır. Birinci araştırmada Youtube’un açıkladığı rapora göre kullanıcıların %74’ünün reklamın ilk on saniyesinde “reklamı geç” butonuna tıklıyor. İkincisi ise dünyanın önde gelen video networklerinden biri olan Tube Mogul’un araştırması. Video reklamların izlenme sürelerini hesaplanmak için yapılan bu araştırmada pre-roll reklamlar iki farklı format olarak ele alınmış. Birincisi “reklamı geç” butonu olmayan ve sonuna kadar izlenmek zorunda olan reklamlar, ikincisi ise geçilebilir reklamlar. Araştırmaya göre reklamı geç butonu olan reklamların sadece %5 ’i sonuna kadar izleniyor. “Reklamı geç” butonu olmayan reklamların tamamının izlenmesi gerekirken sadece %76’sı sonuna kadar izleniyor. Buda demek oluyor ki her 4 kullanıcıdan biri tanesi reklam izlememek için izlemek istediği videodan vazgeçiyor ve sayfayı kapatıyor.
İşte “reklam kullanıcı içindir” diyen inrool’un çıkış amacı da kullanıcıları rahatsız etmeden video reklam sunmaya dayanıyor. Inrool’un bizlere sunduğu 3 ayrı reklam modeli de kullanıcının rahatsız edilmemesine ve gerçekten marka ile ilgili kullanıcıların reklamı izlemesine olanak sağlıyor. Inrool reklam modellerinin diğer video reklamlarından en büyük farkı ise reklamların herhangi bir videonun önünde ya da ardında çıkmaması. İçerik olarak yalnızca markanın reklam videosu bulunuyor. İşte bu noktada kullanıcıların rahatsız edilmesinin ve belki de kullanıcıların markaya karşı tavır almasının önüne geçiliyor. Inrool’un ikinci en büyük özelliği ise videoların otomatik olarak değil tamamen kullanıcıların isteği doğrultusunda oynamaya başlaması. Kullanıcılar video izlemek istedikleri zaman videolar oynamaya başlıyor ve haliyle kullanıcıların bütün ilgisi video üzerinde olduğu için CTR yani tıklanma oranları diğer video modellerinden daha yüksek olabiliyor. Inrool’un bir diğer büyük artısı da video reklamlarının bir başka video içeriğine ihtiyaç duymasını ortadan kaldırıyor. Bir başka deyişle inrool networkünde reklamların yayınlanabilmesi için siteler üzerinde video içerik olması gerekmiyor. Nitelikli içeriğe sahip bir sitenin her hangi bir sayfasında reklamlar çıkabiliyor. Buda reklam verenlerin video sitelerine bağımlılığını ortadan kaldırdığı gibi video içeriği olmayan sitelerinde video reklam bütçesinden pay almasını sağlıyor. Ayrıca online reklam verenlerin en büyük kaygılarından birisi olan “Hangi videonun önünde çıkacağım?” sorusunu ortadan kaldırması. Çünkü bu modelde hiçbir videonun önünde ya da ardında reklam çıkmıyor. Malumunuz internetin diğer mecralardan en büyük farkı kullanıcıların ilgi alanlarına göre ayrıştırılarak hedeflenebilmesi. Inrool’da bir online reklam modeli olduğu için hedefleme kabiliyetlerini göz önünde bulundurmak gerekir. İşte yukarıda saydığımız bu temel farklılıkların yanında Inrool’un hayatımıza kattığı yeni bir kabiliyet de bu. İnrool’un reklam modellerinde gelişmiş hedefleme yapılabilecek olması da inrool’un online video reklamcılığına getirdiği harika bir özellik. Peki inrool bu hedeflemeyi nasıl yapabiliyor? Yukarıda da belirttiğimiz gibi inrool networkünde yayınlanan videolar bir başka video içeriğe ihtiyaç duymuyor. Video reklamlar tamamen sitede yer alan yazılı içeriğe göre kullanıcılara sunuluyor. Inrool’un gelişmiş alt yapısı sayesinde site üzerindeki içerik analiz ediliyor ve içeriğe uygun olan reklamlar içeriğin arasında ve rahatsız etmeyecek bir şekilde kullanıcıya sunuluyor. Aynı zamanda ülke, site, kategori, kelime, etiket vs kırılımlara göre de kullanıcılar hedeflenebiliyor. Online video reklamlarının her ne kadar temel amacı kullanıcılara video izletilerek erişimin arttırılması olsa da inrool’un sunduğu hizmetler bununla sınırlı değil. Kullanıcıların reklamları izlemesi kadar etkileşime girmesi de önemli. İşte kullanıcıların reklam ile etkileşime girmesini sağlamak amacıyla inrool gelişmiş player’ı sayesinde markalara “Extended Rich Video” ve “vPaid Interactive Video” olmak üzere iki farklı etkileşimli reklam modeli sunuyor. Bu iki model de inrool prensiplerine uygun olarak tamamen kullanıcıların isteği doğrultusunda çalışıyor ve hem markalara hem de kullanıcılara olabilecek maksimum faydayı vermeyi amaçlıyor. Özellikle günümüzde dünyada çok yaygın olan ancak Türkiye’de yeterince verimli şekilde kullanılamayan vPaid uygulamaların inroll reklam modellerinde çok etkin ve yoğun bir şekilde kullanılması inrool’u ön plana çıkaran bir diğer özellik. Yukarıda birçok özelliğinden bahsettiğimiz inrool’un üç farklı çalışma prensibi bulunuyor. Bunlar ilki “Three Second Roll-Over Inrool”, ikincisi “Play Button Inrool” ve son olarak “Auto Play Inrool”. Bu modellerden hangisinin kullanılacağı ise tamamen reklam verenlerin tercihine kalıyor. Inrool’un bu bahsettiğimiz özellikleri dışında gerçekten sıra dışı bir ürünü de mevcut. Günümüzde markaların bir çoğu video çalışmalarını YouTube’a yüklüyor ve buradan kullanıcılara erişmeyi hedefliyor. Ancak youtube üzerinde videoların izlenme sayılarını arttırmak gerçekten zor bir iş. Video izlenme sayılarını arttırmak için youtube üzerinde paralı olarak reklam vermek mümkün ancak bunun profesyonel destek ve zaman gerektiren ayrıca maliyetli bir iş olduğunu söyleyebiliriz. İşte inrool’un hayatımıza kattığı yeni bir reklam modeli sayesinde markaların youtube üzerinde bulunan videoları artık günler hatta saatler içerisinde binlerce kullanıcıya ulaşabilecek. Ve bu izlenmeler tamamiyle gerçek ve yotube üzerinde sayılabilen izlenmeler olacak. Çalışma prensibi ise diğer reklam modelleri ile tamamen aynı yani markaların videolarını kimseye zorla izlemiyor sadece isteyen kullanıcılar izliyor. Birçok özelliğinden bahsettiğimiz inrool’un yararlı ve kullanışlı reklam modelleri sayesinde Türkiye online reklam pazarında reklam verenler ve özellikle video içeriği az olan yayıncılar tarafından çok sevileceği kesin. Ancak video reklam modelleri ve video reklam pazarından ne kadar bir pay alacağını ilerleyen günlerde hep beraber göreceğiz.