28/10/2020
Cengiz Baktemur'un idamına saatler kalmıştı. İmam geldi. "Hocam son bir kez dini telkini tekrarlamak isterim” dedi Cengiz Baktemur.
Hoca “Bilmiyor musun telkini” dediğinde O, “Biliyorum ama eksiğim veya yanlışım varsa düzelteyim istiyorum” dedi.
Beyaz idam gömleğini getirdiklerinde uzaklardan sabah ezanı yankılanıyordu. Müsaade istedi ve sabah namazını kıldı.
Sonra idam gömleğini giydi ve onu darağacının yanına getirdiler.
Son arzusu soruldu. “Bir bayrak ve Kur'an-ı Kerim istiyorum” dedi. Kuran getirildi. Öptü üç defa başına koydu.
Küçük de bir bayrak getirmişlerdi. Bayrağı göğüs hizasına kadar kaldırdı, ileri doğru uzattı ve "Ey benim şerefli bayrağım, Ben seni dalgalandırmak için çok mücadele ettim. Ama gücüm yetmedi” dedikten sonra öpüp başına koydu.
Cellât tabureyi tekmeledi. Cengiz can çekişiyordu. Ölüm uzadı.
İçlerinden biri "ulan böyle işkence olmaz, tutun kaldırın" dedi.
Az sonra cellât yine geldi ve bu defa ipi boynuna tam geçirdi.
Ve tabureye bir tekme daha attı...